yunus emre kültür merkezi fırsat

Sonnerie Rencontre Du Troisieme Type Mp3. Yunus Emre Kültür Merkezi otelleri, en uygun Yunus Emre Kültür Merkezi otel fiyatları için hiçbir ödeme yapmadan, ücretsiz iptal güvencesi ile rezervasyon yapın, fırsatları kaçırmayın!Loading...En Uygun Yunus Emre Kültür Merkezi OtelleriSıralaUygulamada devam etSeyahatlerinizi rezerve edip yönetmenin en kolay yoluUygulamayı aç Olağan dışı erişim tespit ettik... Cihazınızdan ya da bağlı olduğunuz ağdan sitemize olağan dışı otomatik erişim yapılmaya çalışıldığını görüyoruz. Şu anda talebinizi gerçekleştiremiyoruz, kısa bir süre sonra tekrar deneyebilirsiniz. Destek koduCHBJWJWF-0813 × Talebiniz başarıyla iletilmiş olup incelemeye alınmıştır. Hata Bildir İşleminizi gerçekleştiremedik. Lütfen tekrar deneyiniz. Kişisel verilerin korunması hakkında detayli bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. ’Çat Kapı’’ Tiyatro Oyunu ’Tek Kişilik’’ Bileti özel indirimiyle 80 TL yerine 49,90 TL!• 28 Ocak 2020, Salı 2030 Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi – Müşfik Kenter SahnesiOyunun konusu, fırsat detayındadır. Hassas ve kalp ısıtan kararlılığa sahip bu ailenin hikâyesi izleyiciyi kuşkusuz çok duygulandıracak ve eğlendirecek! "Alan Baker; 30’lu yaşlarının başında, kendi bekar evinde lüks bir yaşam süren, gece hayatına, eğlenceye düşkün, kızları cezbeden, çekici, genç bir bekardır. Kaygısızca hayat sürdüren Alan, babasının patronu olduğu işte ise arada sırada gözükür. Alan’ın hayatı 21 yaşındaki kardeşi Buddy Baker’in ailesiyle yaşadığı evden kaçıp, habersizce onun evine gelmesi ve yerleşmesiyle değişir. Buddy, oldukça sorumluluk sahibi, prensipli, çekingen, utangaç, deneyimsiz bir gençtir. Kardeşinin bağımsızlık hareketinden memnun olan Alan, onu gece hayatı ile tanıştırır. Buddy, abisinin hayatına yaşamaya başlayınca büyük bir değişim gösterir. ’Çat Kapı’’ Tiyatro Oyunu ’Tek Kişilik’’ Bileti özel indirimiyle 80 TL yerine 49,90 TL! • 28 Ocak 2020, Salı 2030 Ataköy Yunus Emre Kültür Merkezi – Müşfik Kenter Sahnesi 2 perde Süre 120 dakika Yaş Grubu +11 Baba, hem küçük oğullarının 30 yaşında ve hala bekar olan “serseri” abisine dönüşmesinden endişe duymakta, hem de oğullarının aile işlerini tehlikeye atan sorumsuz davranışları yüzünden rahatsız olmaktadır. Anneleri ise iki oğlunun da evden gitmesinden dolayı çok mutsuzdur. Kendi histerik bakış açısı, bir dizi romantik talihsizlikler, yanlış tepkiler ile komedi dolu bir kaos yaratır. Eve Alan’ın kız arkadaşı Connie’nin, bir ara ilişki yaşadığı üst kat komşusu Peggy’nin, annelerinin ve de babalarının gelmesi ile işler daha da karmaşık hale gelir. Connie, Alan’ı bir çapkından, sevgi dolu sorumluluk bir sahibi bir yetişkine dönüştürmeyi ummaktadır ancak çabaları pek de iyi sonuçlar vermediğinden ondan uzaklaşır. Alan, Connie’nin kendini terk edeceği korkusu ile tüm bağımlılıklarından uzaklaşmaya başlamıştır. Hayatın sillesini yiyen Alan, bu çekici yaşam tarzının sonlandırılması yönünde Buddy’i de uyarır ancak Buddy çok iyi vakit geçirmektedir. Ailesiyle yaşadığı tartışmadan sonra Alan, Connie’ye evlenme teklif ederek bir anda şok yaratır. Evliliklerinden sonra, Alan aile şirketlerinde çok ciddi bir şekilde çalışmaya başlar ve bekarlık evini kardeşine devreder. Yazan Neil Simon Yöneten Bora Seçkin Çeviren Bilge Koloğlu Genel Sanat Yönetmeni Suha Uygur Yapımcı Filiz Senger Dekor Cihan Aşar Kostüm Buket Engin Afiş Fotoğrafı Eren Yiğit Afiş Tasarım Galip Aksular Ses – Işık Erkan Kaledibi Oyuncular Bilge Şen Selçuk Soğukçay Lemi Filazof Somer Karvan Burcu Tuna Burcu Cavrar Güray Yazıcı • ’Çat Kapı’’ Tiyatro Oyunu ’Tek Kişilik’’ Bileti özel indirimiyle 49,90 TL!• Bilet, seçilen opsiyonun saat ve tarihinde geçerlidir.• Rezervasyona gerek yoktur.• Oyun saatinden 1 saat önceden itibaren kupon kodunla birlikte gişeden biletini temin edebilirsin.• BİLET KUPON KODU TEK KİŞİLİKTİR. • Yan yana oturma garantisi verilmez, yer seçimi yapılamaz. Biletler, sistemden otomatik olarak kesilir. • Satın alınan bilet/biletler, yalnızca belirtilen yerdeki, tarihteki ve saatteki oyunda geçerlidir.• Organizasyon şirketi etkinlik için uygun olmadığını tespit ettiği kişileri, bilet ücretini iade etmek şartı ile etkinlik alanına almama hakkına sahiptir.• SATIN ALMA YAPILDIKTAN SONRA İPTAL, İADE VE DEĞİŞİKLİK KABUL EDİLMEZ.• Bilete çevrilmeyen kodlar, kullanılmış sayılır. • Dilediğin kadar fırsat kodu alabilir, kullanabilir ve sevdiklerinize hediye edebilirsin.• Satın aldığın kupon adedini, kodlarını ve kullanım durumunu *Hesabım* menüsünden takip edebilirsin.• Başka indirim ve kampanyalarla birleştirilemez.• Etkinlik biletleri, fiş – fatura yerine geçmektedir. Yunus Emre Enstitüsü, 7/24 hizmet veren yeni merkezi ile Türkçeye ve Türkiye’ye Gönül verenleri Yunus Emre Enstitüsü Dijital Kültür Merkezi’nde bir araya getiriyor. Korona virüs sonrası oluşturulmaya çalışan yeni normal düzenle birlikte yepyeni bir projeye daha imza atan Yunus Emre Enstitüsü, kültür merkezi bulunmayan ülkeler de Türkiye’ye dost ve Türkiye ile bağ kuran insan sayısını artırma hedefine yönelik 7/24 hizmet verecek olan Yunus Emre Enstitüsü Dijital Kültür Merkezi’ projesini adresinde hayata geçirdi. Kültür merkezinin açılışında konuşan Yunus Emre Enstitüsü Prof. Dr. Şeref Ateş , “Yunus Emre Enstitüsü olarak son 4 ayda Mart’tan beri salgınla birlikte çok yoğun faaliyetlerde bulunduk. Bu faaliyetler 4 temel başlık altında toplanabilir. Bunlardan birincisi ve en önemlisi Türkçe öğretimi Yunus Emre Enstitüsü salgınla birlikte dijital ortam üzerinde dünyanın her tarafına Türkçe kursları açmaya başladı. Dünyada ki bölgeleri ülkeleri 5 ana başlık altında topladık. Bu içinde bulunduğumuz bina bizim ülke çalışmaları yaptığımız bina ve her bir bölge içinde bu kursları başlattık. Şuana kadar 50 bin müracaat aldık. Dünyanın farklı ülkelerinden 15 bin öğrenci ile derslerimize başladık. 30’ar kişilik sınıflar oluşturarak bu sınıflarda birebir etkileşimli uzaktan dijital ortamda Türkçe dersleri yapmaya başladık. Böylelikle Sayın Cumhurbaşkanımızın bizden istediği, dünyanın her tarafına Türk dilini, kültürünü ve Türk anlayışını ulaştırma misyonumuzu başarıyla yerine getiriyoruz. Çünkü biz bu vesileyle 25 yeni ülkeye açılmış olduk. Sadece 58 merkezimiz yok buna ilaveten 25 ülkede de faaliyete başlamış olduk” ifadelerini kullandı. Covid-19 ile ilgili bir bir site kurduklarını belirten Yunus Emre Enstitüsü Prof. Dr. Şeref Ateş , konuşmasına şöyle devam etti “Bu sitemizde Türkçe ve İngilizce olarak dünyada ki bütün bilgileri her gün yenileyerek bilim insanlarına yardımcı olmaya çalıştık. Sanat ve estetik alanında Kovidoskop adı altında bir proje başlattık. Bu da dünyanın her tarafında kovid le ilgili çıkartılan bütün sanatsal eserleri onların telif sahiplerinden izin alarak bir sitede topladık. 4 ay boyunca dijital etkileşim için her hafta düzenli bir şekilde yeniden düşünmek yeniden yorumlamak başta olmak üzere bir çok bakanımızın özellikle Mütevelli başkanımız Kültür Bakanımızın katılımıyla bir çok program gerçekleştirdik. Bunlarla da 3 milyondan fazla insana ulaştık. Açılışını yaptığımız dijital kültür merkezi fikri ise önümüzdeki dönemde salgının devam edeceği bir gerçek. Onun için dünyanın her tarafın da daha ekonomik daha hızlı bir şekilde ulaşabilmek. Latin Amerika’da şuanda 5 bin tane öğrencimiz var. Honduras, Şiili, Meksika bir çok ülkede kültür merkezimiz olmadığı için bu dijital kültür merkezi ile her gün o ülkelere yayın yapmak, en az günde 1 saat canlı iletişim ve etkileşimde bulunmak, bu vesileyle Türkiye’yi Türk dilini, Türk kültürünü dünyaya tanıtmak istiyoruz .Çünkü kovid salgını ile birlikte bütün kültürlerde bir denemden bir sınavdan geçiyor ve Türk halkı Türk milleti olarak bu dönemi en iyi şekilde atlatan bir ülkeyiz. Bu konuda da Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekleştirilen ani ve hızlı tedbirler dünyanın her tarafında takdirle karşılanıyor. Onun için dijital kültür merkezimizle birlikte, özellikle Arap coğrafyası başta olmak üzere Latin Amerika, Uzak Doğu gibi bir çok ülkeye ulaşma fırsatımız olacak. Bu vesileyle 25 yeni ülkede de kültür merkezi açmış kabul ediyoruz kendimizi. Çünkü Türkiye’nin dünyaya sunacağı çok şey var. Türkiye’nin sadece çok köklü bir tarihi yok. Sadece kültürü sanatı mimarisi yok. Aynı zamanda Türkiye bütün halkların bütün milletlerin geçiş güzergahı olduğu için bu topraklar dünyaya yeniden insani değerleri ve insanı merkez alan politikaların uygulandığı bir coğrafya olarak bugünlerde tekrar dünyanın her tarafında önem kazanıyor. Bizde kültür merkezi ve kültür elçisi olarak Türkiye’nin bu gücünü Tükiye’nin insan odaklı kültürel dokusunu dünyanın her tarafıyla paylaşacağız ve böylelikle de Türkçemizi dünyanın bütün her tarafına taşımız olacağız.” Konuşmanın ardından Yunus Emre Enstitüsü Prof. Dr. Şeref Ateş, kültür merkezinde bulunan stüdyoları basın mensuplarına tanıttı. Hasan Öymez - Yunus Emre Vakfı Genel Müdürü ve Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Bilkan, "Yurt dışında Türkçe öğretmenliği gibi bir alan gelişiyor. Son 10 yıldır ülkemizin, siyasi, ekonomik, kültürel alandaki başarıları Türkiye'yi dünya ölçeğinde çok önemli bir yere taşıdığı gibi Türkçeyi de bir istihdam dili olmaya doğru ön plana çıkardı" dedi. Prof. Dr. Bilkan, Yunus Emre Vakfı'nın çalışmalarını AA'ya değerlendirdi. 2007 yılında 5653 sayılı kanun kapsamında"kamu vakfı" statüsüyle faaliyete başlayan Yunus Emre Vakfı ile Vakfa bağlı faaliyet gösteren Yunus Emre Enstitüsü'nün başkanlığını yürüten Bilkan, 3 yıl içinde 22 ülkede toplam 30 şehirde Yunus Emre Türk Kültür Merkezi açtıklarını söyledi. Merkezleri açarken, önceliği "Türk kültür coğrafyası"na verdiklerini kaydeden Bilkan, "Balkanlarda 10 merkez açtık. Ortadoğu'da İran, Mısır, Lübnan ve Ürdün'de Libya, Tunus, Fas hatta Sudan'da birer merkez açıyoruz. Merkezlerimizin, Uzakdoğu'dan Amerika kıtasına kadar geniş bir alanda yayılması aslında son 10 yılda Türkiye'nin dünyanın değişik ülkeleriyle kurduğu stratejik ortaklıklar, ekonomik birliktelikler ve sorun çözmedeki başarısı Türkiye'nin ekonomi, siyaset ve kültürel açıdan görünürlük kazanmasının etkisiyle gerçekleşti" diye konuştu. Bilkan, "Yunus Emre'nin şiirlerini, eserlerini bir çok ülkenin diline çevirip basmak dağıtmak işi çözmüyor. Yunus Emre'nin, 'gelin tanış olalım;işi kolay kılalım. Sevelim, sevilelim; bu dünya kimseye kalmaz' felsefesini, Yunus Emre'nin mesajlarını modern dünyanın şartlarında fiili olarak yerine getirmek lazım" dedi. - Türkiye ve Türk kültürü araştırmalarına destek- "Biz Türk dış politikasının birleştirici rolünü, kültürde de devam ettiriyoruz ve bunda önemli adımlar attık" diyen Bilkan, şöyle konuştu "Daha önce TİKA'nın yürüttüğü ve Türkoloji Projesi adı verilen dünyadaki Türkoloji, Türk Dili ve Edebiyatı veya Türkçe derslerine öğretim elemanı katkısı sağlayan bir proje vardı. Bu proje Yunus Emre Vakfı'na devredildi. Biz de bu projeyi geliştirelim istedik. Proje desteği verelim, 100 ayrı yerde 100 Türkiye Kütüphanesi kurulması için adım attık. Balkanlarda bütün Balkan Türkologlarını bir araya getirip Balkan Türkologları Birliği'ni oluşturduk. Siyaseten birbirini tanımayan ülkelerin bilim, kültür ve sanat adamları bir araya gelip bir dernek çatısı altında buluştu. Aynı şekilde Mısır'da Mısır Türkoloji Derneği'ni kurduk. Kafkaslarda Kafkas Üniversiteleri Birliği'ni 2 kez topladık. Rusya'daki yeni dönem genç Türkologlarını bir araya getirdik. Uluslararası Türkoloji Çalıştayı'nı gerçekleştirdik ve buraya 46 ülkenin Türkoloji bölüm başkanlarını davet ettik." -Balkanlarda gezici kitap hastanesi- Türk kültür coğrafyası üzerindeki ülkelerde Türkçe el yazması eserlerin korunması için de "Gezici Kitap Hastanesi" projesini uygulamaya koyduklarını anlatan Bilkan, şunları kaydetti "Balkanlardaki 7 ülkede Türkçe el yazması eserlerin birer kataloğunu ve mümkün mertebe bu kıymetli eserlerin dijital ortama aktarılması ve o ülkelere dijital ortamda teslim edilmesi için bir çalışma başlattık. Hatta bazı ülkelerde el yazması eserler konusunda uzman yetiştirilmesi konusunda Arşivler Genel Müdürlüğü ile işbirliği halinde Osmanlıca kursları veriyoruz. Kütüphanelerdeki 300-500 yıllık eserleri tamir etmek için Gezici Kitap Hastanesi kuruyoruz. Hatta mesela Foynitsa gibi bir yerde Fransiskan kilisesinde 600 yıllık el yazmaları var. İçlerinde Osmanlıca eserleri de yer alıyor. Fatih Sultan Mehmet'in ahidname olarak bilinen o meşhur fermanı da. o manastırda korunuyor. Hırvat makamlarla görüştük. O ahidnamenin korunması için gerekeni yapacağız." Alanında uzman profesörlerden oluşan Gezici Kitap Hastanesi'nin Balkanlarda köy köy dolaşarak eski eserleri ciltlediğini söyleyen Bilkan, "Diğer taraftan da kitapların kataloglarını hazırlıyor. Hatta köylere kadar gidip camilerdeki, evlerdeki, medreselerdeki eserleri tespit ediyorlar. Bakım ve onarım konusunda onların yetiştirilmesini istedikleri personeli de Türkiye'ye getirip eğitiyoruz" ifadesini kullandı. -Türkçe, Balkanlarda istihdam dili oluyor- Türkçeyi seçmeli ders okutmak isteyen bazı ülkelere kitap ve öğretim elemanı yetiştirme desteği verdiklerini anlatan Bilkan, şunları anlattı "Bunların başında Bosna Hersek var. Bazı ülkelerde süreçleri yönetmeyi esas alıyoruz. Söz gelimi Bosna Hersek'te şu anda hatırı sayılır oranda ilköğretim ve lisede, Türkçe seçmeli ders olarak ikinci yabancı dil kabul edildi. İlkokullarda Türkçe dersi verilen köy okullarına destek vermeye çalışıyoruz. Yurt dışında Türkçe öğretmenliği gibi bir alan gelişiyor. Türkçe öğretmeliği, Türkçe öğretimi o ülkenin kendi eğitim sistemi içinde de bir yere sahip oluyor. Elbette bunu şöyle yorumlamak lazım. Elbette son 10 yıldır ülkemizin, siyasi, ekonomik, kültürel alandaki başarıları Türkiye'yi dünya ölçeğinde çok önemli bir yere taşıdığı gibi Türkçeyi de bir istihdam dili olmaya doğru ön plana çıkardı." Balkanlardaki Türk yatırımlarının giderek artması sebebiyle Türkçe bilenlerin iş bulma potansiyelinin arttığını kaydeden Bilkan, "Türkçe, şu anda sadece insanların Türk dizilerini seyrederken anladıkları, Türk romanlarını okudukları bir dil değil; aynı zamanda o dili öğrendiklerinde Türk yatırımcıların o ülkelerde kurdukları iş yerlerinde, fabrikalarda, bankalarda görev alabilme avantajı sağlayan önceliği sağlayan bir konuma getirdi. Mesela Kosova'da en büyük 10 yatırımcıdan 7'si Türk. Bosna Hersek'te Ziraat Bankası'nın 30'a yakın şubesi var. Halk Bankası Makedonya'da çok geniş şubelerle hizmet vermeye hazırlanıyor. Türk yatırımcıları iletişim, sanayi ve hizmet sektöründeki yatırımlarıyla o ülkenin gençlerine önemli bir istihdam kaynağı sağlıyor. Türk yatırımcılar, iş ilanlarında Türkçeyi bilen personel tercih edecektir. Ayrıca Türkiye'de üniversite sayısı 170'i buldu. Bu üniversiteler Türkiye'deki öğrenciler gibi bugün yurt dışında Türkçe öğrenen lise öğrencilerinin Türkiye'de üniversite ve yüksek lisans yapması için fırsat sunacaktır." Yayıncı Ebubekir Gülüm - ANKARA Ali Fuat Bilkan Yunus Emre Türk Hasan Öymez Türkiye Politika Güncel Haberler

yunus emre kültür merkezi fırsat